İş Güvenliği Uzmanlığı Hizmetleri
Hizmet Detayları
İş güvenliği uzmanlığı denildiğinde akla ilk gelenlerden biri maalesef “evrak tamamlama” oluyor. Oysa sahada 10 yılı aşkın deneyimimizle gördük ki: Risk değerlendirmesi dosyası raflarda tozlanmaya terk edildiğinde, acil durum planı ilk kez denetim öncesi açıldığında veya eğitimler sadece imza karşılığı verildiğinde, iş kazaları kaçınılmaz hale geliyor. Yöntem Akademi olarak iş güvenliği uzmanlığını “kâğıt üstü uygunluk”tan çıkarıp, kazaları azaltan ve işyeri kültürünü dönüştüren bir yönetim sistemi olarak konumlandırıyoruz. Bu yaklaşımın üç ayağı var: mevzuat uyumu, saha denetimi ve veri temelli karar alma. Üçünü bir arada yürütmeden kalıcı iyileşme olmaz.
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin yasal dayanağı 6331 sayılı Kanun‘dur. Bu kanun, işverene açık ve bağlayıcı yükümlülükler getirir: risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak, acil durum planları hazırlamak, çalışanları işe girişte ve periyodik olarak eğitmek, sahayı düzenli denetlemek, tüm kayıtları usulüne uygun tutmak. Ancak kanun tek başına yetmez; uygulama esasları Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik ve diğer alt düzenlemelerle detaylandırılmıştır.
Buradaki kilit prensip şudur: Önleme esastır. Yani bir tehlikeyi kaynağında yok edebiliyorsanız edin, edemiyorsanız riski kabul edilebilir seviyeye indirecek tedbirleri alın. İş güvenliği uzmanının rolü tam da bu noktada devreye girer: Tehlikeleri görünür kılmak, riskleri bilimsel yöntemlerle puanlamak, işverene aksiyon önermek ve bu aksiyonların sahada uygulanıp uygulanmadığını izlemek. Ne yazık ki piyasada sıkça karşılaştığımız “paket evrak” mantığı, bu döngüyü kısa devre yaptırır. Evraklar doldurulur, imzalar atılır, dosyalanır – ama ilk denetimde veya ilk kazada her şey dağılır. Çünkü sahaya inmeyen, veriye dayanmayan her plan, kağıt üzerinde ne kadar düzgün görünürse görünsün, gerçek hayatta işe yaramaz.
Yöntem Akademi olarak iş güvenliği uzmanlığı hizmetimizi üç sacayağı üzerine inşa ediyoruz. Birincisi mevzuat uyumu: 6331 ve bağlı yönetmeliklerin lafzına ve ruhuna tam uyum. İkincisi saha denetimi: Uzmanlarımız haftada belirli günler işletmenizde bizzat bulunur, ekipmanları kontrol eder, çalışanlarla görüşür, yüksekte çalışma gibi kritik operasyonları gözlemler. Üçüncüsü veri temelli karar: Eğitim katılım oranlarından uygunsuzluk kapanış hızlarına, ramak kala bildirimlerinden tekrar eden kaza oranlarına kadar tüm metrikleri düzenli olarak ölçer, raporlar ve iyileştirme aksiyonlarını bu verilerle yönlendiririz.
Bu üçlü birlikte yürümediğinde ne olur? Sadece mevzuata odaklanırsanız kâğıt üstünde uyumlu ama sahada güvensiz bir işyeriniz olur. Sadece sahaya odaklanırsanız sistematik bir iyileştirme mekanizması kuramazsınız. Sadece veriye odaklanırsanız sayılar düzelir ama kültür dönüşmez. Biz üçünü bir arada yürütüyoruz. Hedefimiz “denetimden geçer” değil; gerçek, ölçülebilir iyileştirme.
İş güvenliği uzmanı atamaları artık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İSG-KATİP sistemi üzerinden yapılmak zorundadır. Bu sistem, işveren vekili ile uzmanın karşılıklı onay vermesiyle çalışır; sözleşme süresi, aylık hizmet saati, görev tanımı ve tehlike sınıfı gibi bilgiler dijital ortamda kayıt altına alınır. Bu sürecin en büyük avantajı, tüm raporların ve bildirimlerin izlenebilir olmasıdır. Denetim geldiğinde “uzmanımız var” demek yetmez; İSG-KATİP’te atamanın aktif olduğu, sürelerin doldurulduğu, eğitim ve denetim kayıtlarının sisteme işlendiği görülmelidir.
Yöntem Akademi olarak atama sürecini baştan sona yönetiyoruz. Sizin adınıza İSG-KATİP’e giriş yapılır, işveren vekili onayı alınır, sözleşme düzenlenir ve aylık raporlar sisteme yüklenir. e-Devlet üzerinden atamanızı görebilir, kalan hizmet saatinizi takip edebilirsiniz. Bu şeffaflık, işveren açısından da büyük bir güven unsuru.
Risk değerlendirmesi, İSG yönetiminin kalbidir. Biz 5x5 matris yöntemiyle tehlike tanımlama, olasılık ve şiddet puanlama yapar, her riske uygun kontrol hiyerarşisini (yok etme, ikame, mühendislik kontrolü, idari kontrol, KKD) uygularız. Ortaya çıkan risk envanteri, Düzeltici ve Önleyici Faaliyet (DÖF/CAPA) listeleriyle desteklenir; her aksiyonun bir sorumlusu ve bir bitiş tarihi vardır. Risk değerlendirmesini yapıp rafa kaldırmayız. Belirli periyotlarda (tehlike sınıfına göre azami 5 yılda bir, ancak kritik değişikliklerde hemen) güncelleriz. Ayrıca yüksek riskli kalemlerde ara denetim sıklığını artırarak, riskin kabul edilebilir seviyede kaldığından emin oluruz.
Yangın, doğal afet, kimyasal sızıntı, tahliye ve ilk yardım senaryoları için ayrı ayrı acil durum planları hazırlanır. Planlar sadece kağıt üzerinde olmaz; acil durum ekipleri (söndürme, kurtarma, ilk yardım, koruma) oluşturulur, görev tanımları yapılır ve her ekip üyesine rolüne özgü eğitim verilir. Yılda en az bir kez (çok tehlikeli sınıfta daha sık) tatbikat yapılır. Tatbikat öncesi senaryo belirlenir, sırasında fotoğraf ve video kaydı alınır, sonrasında bir tatbikat raporu düzenlenir. Raporun en değerli kısmı “iyileştirme listesi”dir: tatbikatta aksayan ne varsa (toplanma alanına erişim süresi uzun, anons duyulmamış, yangın tüpünün yeri değişmiş gibi) maddeler halinde yazılır, sorumlu atanır ve kapanış tarihi belirlenir. Bu döngü olmadan tatbikat, sadece bir gösteriden ibarettir.
Planlı ve ani denetimler yaparız. Her denetimde sektöre özel kontrol listeleri kullanırız: inşaatta yüksekte çalışma ve iskele güvenliği, üretimde makine koruyucuları ve LOTO (kilitleme-etiketleme), depoda forklift ve yaya trafiği ayrımı gibi. Bulguları fotoğrafla belgeleriz. Uygunsuzlukları “major” (doğrudan kazaya sebep olabilecek, derhal müdahale gerektiren) ve “minor” (zaman içinde düzeltilebilecek) olarak sınıflarız. Major uygunsuzluklar için 7 iş günü, minor uygunsuzluklar için 30 iş günü kapanış hedefi (SLA) belirleriz. Her hafta açık uygunsuzluk listesi işverenle paylaşılır, kapanmayan maddeler üst yönetime taşınır. Böylece denetim bir “yapıldı” raporu olmaktan çıkar; gerçek bir iyileştirme aracı haline gelir.
Kaza olduğunda “geçmiş olsun” deyip geçmek yetmez. Biz kök neden analizini iki yöntemle yaparız: 5 Neden (art arda neden sorarak temel sebebe inme) ve Ishikawa balık kılçığı (insan, makine, malzeme, yöntem, çevre, ölçüm başlıklarında nedenleri sistematik listeleme). Bulunan kök nedenlere yönelik düzeltici faaliyetler hazırlanır; ayrıca aynı hatanın tekrarını önlemek için önleyici faaliyetler devreye alınır.
Ramak kala (zarar vermeyen ama verme potansiyeli olan olay) ise belki de en değerli veridir. Çünkü bir ramak kalayı doğru analiz ederseniz, henüz kaza olmadan riski ortadan kaldırabilirsiniz. Ramak kala kültürü oluşturmak için üç şey yaparız: Birincisi, çalışanların ramak kalayı bildirirken cezalandırılmayacağına dair açık bir politika; ikincisi, her ramak kalaya mutlaka geri bildirim verilmesi ve görünür bir yerde paylaşılması; üçüncüsü, ramak kala bildirim sayısını KPI olarak takip edip, artış trendini ödüllendirmek (çünkü artan bildirim aslında kültürün dönüştüğünü gösterir, kaza sayısı değil).
Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde İSG Kurulu kurulması zorunludur. Bu kurul, işveren veya vekili, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, çalışan temsilcilerinden oluşur. Kurulun gündemini biz hazırlarız: önceki dönem aksiyonlarının kapanış durumu, yeni risk değerlendirmesi bulguları, kaza/ramak kala istatistikleri, eğitim planları gibi. Toplantıda alınan kararlar tutanağa bağlanır ve her kararın bir takip çizelgesi oluşturulur. İSG Kurulu tutanakları, denetimlerde en çok aranan belgelerden biridir. Biz aynı zamanda kurul sekretaryasını da yürütür, toplantı öncesi evrakları hazırlar, toplantıyı yönetir ve sonrasında karar takibini yaparız.
İSG eğitimleri genellikle en çok ihmal edilen, “imza at geç” şeklinde yapılan konudur. Oysa 6331 sayılı Kanun’un 17. maddesi açıktır: İşveren, çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlamakla yükümlüdür. Biz temel İSG, işe giriş eğitimi, yangın eğitimi, ilk yardım, yüksekte çalışma, kimyasal güvenlik gibi modülleri, işletmenizin tehlike sınıfına ve çalışanların görev tanımına göre özelleştiririz. Her eğitim öncesinde mini bir ön test ile mevcut bilgi seviyesini ölçer, eğitim sonrasında aynı testi uygulayarak öğrenme kazancını hesaplarız. Katılım formları, sertifikalar ve sınav sonuçları dijital ortamda arşivlenir. Eğitim tamamlama oranını KPI olarak takip ederiz; hedefimiz %95’in altına düşmemektir.
Tüm bu süreçlerin delili dokümanlardır. Politika, prosedür ve talimatlardan başlayarak, denetim raporları, eğitim kayıtları, kaza ve ramak kala formları, İSG Kurulu tutanakları, risk değerlendirmesi dosyası, acil durum planları gibi onlarca belgeyi yönetiriz. Her belgenin sürüm kontrolü yapılır (Rev.00, Rev.01 gibi), yasal saklama sürelerine uygun şekilde arşivlenir. Denetim geldiğinde istenen evrakı dakikalar içinde çıkartabilmek için dijital bir dosyalama düzeni kurarız. Bu, işverenin işini ciddi anlamda kolaylaştırır.
İlk temasınızdan itibaren şeffaf ve sistemli bir yol izleriz. Keşif ve ücretsiz ön analiz aşamasında, işletmenizin tehlike profilini dinliyoruz: kaç çalışan var, hangi sektör, daha önce kaza yaşandı mı, mevcut evraklar hangi durumda? Bu analiz tamamen ücretsizdir ve herhangi bir taahhüt gerektirmez. Ardından kapsam tasarımı yapılır: işletmenizin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre mevzuatın öngördüğü asgari hizmet saatini belirler, buna ek olarak saha ihtiyaçlarınıza göre denetim sıklığı ve eğitim planını ekleriz. Üçüncü adım İSG-KATİP atamasıdır: sisteme giriş yapılır, işveren vekili onaylar, resmi atama gerçekleşir. Dördüncü adım uygulama dır: eğitimler, denetimler, risk değerlendirmesi ve acil durum planları devreye girer. Beşinci adım raporlama ve KPI takibidir: aylık ve çeyreklik raporlarla performansınızı görürsünüz. Altıncı adım ise sürekli iyileştirme (PDCA – Planla, Uygula, Kontrol Et, Önlem Al): her dönem bir öncekinden daha iyisini hedefleriz.
Piyasada “her şey dâhil 500 TL” gibi fiyatlarla karşılaşabilirsiniz. Bu fiyatlar cazip görünür, ancar risk şudur: İşletmenizin gerçek ihtiyaçları göz ardı edildiğinde, ya mevzuatın öngördüğü asgari süreler doldurulmaz ya da sahaya hiç inilmeyen bir “uzmanlık” hizmeti almış olursunuz. Mevzuat, iş güvenliği hizmetlerinde asgari sürenin belirlenmesi için tehlike sınıfı ve çalışan sayısını temel alır. Yöntem Akademi olarak bu resmi çerçevenin dışına çıkmayız. Ancak bunun üzerine koyacağımız ek hizmetler (örneğin ayda 2 yerine 4 denetim, özel eğitim kataloğu, KPI panosu, sürekli saha uzmanı gibi) işletmenizin büyüklüğüne ve risk profiline göre şekillenir.
Kabaca üç seviyede düşünebilirsiniz: Az tehlikeli sınıftaki mikro işletmeler için temel mevzuat uyumu, periyodik denetim ve temel eğitimleri kapsayan bir yaklaşım; tehlikeli sınıftaki KOBİ’ler için ek olarak tatbikat, gelişmiş raporlama ve ara denetimler eklenir; çok tehlikeli sınıftaki kurumsal işletmelerde ise sürekli saha uzmanı, özel eğitim kataloğu ve canlı KPI panosu çalıştırırız. Kesin fiyat ve kapsam, ücretsiz ön analiz sonrası netleşir.
Aynı İSG mevzuatı her sektöre uygulanır ama uygulama biçimleri bambaşkadır. Bizim kadromuzda inşaat, üretim, lojistik, enerji, sağlık ve ofis hizmetleri gibi farklı alanlarda deneyimli uzmanlar bulunur.
İnşaat ve şantiyelerde en büyük riskler yüksekte çalışma, geçici işler (iskele, kalıp), kaldırma ekipmanları (vinç, forklift) ve iş makineleridir. Burada günlük toolbox toplantıları, işe giriş brifingleri ve İş Ekipmanları Yönetmeliği’ne tam uyum kritiktir. Ayrıca “Yapı İşlerinde İSG” başlıklı özel düzenlemeler vardır; bunları takip ederiz.
Üretim ve fabrikalarda makine koruyucularının yerinde olmaması, LOTO (kilitleme-etiketleme) prosedürlerinin uygulanmaması, kimyasallara ait MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) bulunmaması başlıca sorunlardır. Bunlara ek olarak gürültü, titreşim, ergonomi ve acil duruş prosedürlerini yönetiriz.
Depo ve lojistik tesislerinde en çok karşılaştığımız risk, forklift ile yaya trafiğinin ayrılmamış olmasıdır. Hız limitleri, yük istif yükseklikleri, rampa güvenliği ve yakın temas riskleri için görsel yönetim sistemleri kurarız.
Ofis ve hizmet sektöründe ise riskler daha çok ergonomi (monitör, sandalye, masa düzeni), ekranlı araçlarla çalışma, psikososyal riskler (mobbing, aşırı iş yükü) ve acil durumlarda tahliye ile yangın güvenliği üzerinde yoğunlaşır.
Yetkinlik ve deneyim konusunda iddialıyız: A, B ve C sınıfı uzmanlardan oluşan bir ekibimiz var. Her uzmanımız, farklı tehlike sınıflarında ve farklı sektörlerde referans projelerde görev almıştır. Uzman niteliklerimiz ve görev çerçevemiz, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’te tanımlandığı şekilde belgelidir.
Eğitim ve hizmet sinerjisi bizim en büyük farkımızdır. Yöntem Akademi aynı zamanda bir eğitim kurumudur. Teoriyi sahaya uygularken, eğitimlerimizin içeriğini sahadan gelen geri bildirimlerle sürekli güncelleriz. Eğitim malzemelerimiz, denetim raporlarımız ve danışmanlık yaklaşımımız aynı çatı altında tutarlıdır.
ISO 45001 odaklı yaklaşım derken, sadece belge almayı değil, yönetim sistemini kastederiz. ISO 45001 standardı, risk temelli düşünce, katılımcı yönetim, uygunluk değerlendirmesi, hedef takibi ve iç denetim gibi araçları kullanır. Biz bu araçları işletmenize uyarlayarak İSG performansınızı sistematik hale getiririz.
Ölçülebilir sonuç sözü veriyoruz. İşe başladığımızda ve bir yıl sonra KPI’larınızı karşılaştırırız. Örneğin, “uygunsuzluk kapanış süresi 45 günden 12 güne düştü”, “ramak kala bildirim sayısı ayda 2’den 8’e çıktı”, “tekrar eden kazalarda %40 azalma” gibi somut verileri sizinle paylaşırız. Bu sözün arkasında duruyoruz.
10 yılı aşkın saha deneyimimiz, İSG-KATİP üzerinden resmi atama yetkimiz ve ISO 45001 odaklı yaklaşımımızla, işletmenizin mevcut İSG durumunu ücretsiz analiz ediyoruz. Analiz sonunda size herhangi bir yükümlülük getirmeyen, sadece nerede olduğunuzu ve nerede olmanız gerektiğini gösteren bir ön rapor sunuyoruz. Hemen iletişime geçin.
Hayır. 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler gereği tüm atamalar İSG-KATİP üzerinden yapılmak zorundadır. Elle yapılan sözleşmeler geçersizdir.
C sınıfı uzmanlar az tehlikeli işyerlerinde görev yapabilir. B sınıfı, tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde görev yapabilir. A sınıfı ise çok tehlikeli dahil tüm işyerlerinde görev yapabilir. Sınıf belirleme, eğitim süresi ve sınav başarısına göre yapılır.
Bu, işletmenizin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre mevzuatta belirtilen asgari hizmet sürelerine bağlıdır. Örneğin çok tehlikeli bir fabrikada 100 çalışan varsa, ayda en az 40 saat iş güvenliği uzmanı hizmeti almanız gerekir. Bu süre dolduğunda “tam zamanlı” olmasa da haftada belirli günler sahadasınız demektir.
Mevzuat, risk değerlendirmesinin işveren tarafından yapılmasını veya yaptırılmasını öngörür. İşveren bizzat yapabilir ancak yöntem bilgisi gerektirir. Genellikle iş güvenliği uzmanı eşliğinde yapılması hem doğruluk hem de denetimlerde itiraz edilmemesi açısından önerilir.
Evet. İşyerinde çalışan sayısına bakılmaksızın, 6331 sayılı Kanun ve Acil Durum Hakkında Yönetmelik gereği her işletme acil durum planı hazırlamalı ve yılda en az bir tatbikat yapmalıdır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta, belirli sayının üzerinde çalışanı olan işletmeler OSGB’lerden hizmet almak zorundadır. Ancak az tehlikeli sınıfta ve küçük işletmelerde, bizzat işveren veya yetkilendirilmiş bir çalışan da belge sahibiyse hizmeti yürütebilir. Biz Yöntem Akademi olarak OSGB statüsünde hizmet veriyoruz.