Fabrikalarda iş güvenliği; yalnızca çalışanlara kişisel koruyucu donanım verilmesi veya belirli aralıklarla eğitim düzenlenmesinden ibaret değildir. Üretim makineleri, forklift ve yükleme trafiği, elektrik tesisatı, kimyasallar, basınçlı ekipmanlar, kaldırma araçları, yüksek sıcaklık, gürültü, toz ve vardiyalı çalışma gibi farklı risklerin aynı işletmede yönetilmesini gerektiren bütünleşik bir süreçtir.
Bir üretim tesisinde etkili iş sağlığı ve güvenliği sistemi; doğru tehlike sınıfının belirlenmesi, risk değerlendirmesi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmeleri, çalışanların sağlık gözetimi, saha kontrolleri, işyeri ortam ölçümleri, ekipmanların periyodik kontrolleri, acil durum hazırlığı ve uygunsuzlukların kapatılması birlikte yürütüldüğünde oluşur.
Burada önemli bir ayrım vardır: Her üretim tesisi aynı risk seviyesinde değildir ve her fabrika otomatik olarak “çok tehlikeli” kabul edilmez. İşyerinin tehlike sınıfı, yürütülen asıl faaliyet ve NACE koduna göre belirlenir. Bu nedenle fabrikanın İSG planı hazırlanırken ilk yapılması gerekenlerden biri doğru NACE kodu, çalışan sayısı ve fiilî üretim süreçlerinin birlikte değerlendirilmesidir.
Yöntem Akademi'nin OSGB hizmeti kapsamında üretim tesisleri için hizmet planı; çalışan sayısı, NACE kodu, tehlike sınıfı, vardiya yapısı, saha koşulları ve mevcut İSG kayıtları incelenerek oluşturulur.
Fabrikalarda iş güvenliğinin sağlanabilmesi için öncelikle üretim prosesleri ve çalışma alanları yerinde incelenmeli, risk değerlendirmesi yapılmalı ve gerekli İSG profesyonelleri görevlendirilmelidir. Ardından makine güvenliği, tesis içi trafik, kimyasal maddeler, elektrik, kaldırma ekipmanları, yangın ve patlama riskleri gibi tehlikeler için kontrol tedbirleri oluşturulmalıdır.
Bu sistemin devamlılığı ise;
düzenli saha denetimleri,
sağlık gözetimi,
çalışan eğitimleri,
işyeri ortam ölçümleri,
iş ekipmanlarının periyodik kontrolleri,
acil durum tatbikatları,
iş kazası ve ramak kala incelemeleri,
düzeltici faaliyet takibi ile sağlanır.
İSG çalışmalarının amacı yalnızca belge oluşturmak değil; riskleri kazaya dönüşmeden önce tespit ederek üretim ortamında uygulanabilir önlemlere dönüştürmektir.
Bir ofiste karşılaşılabilecek ergonomi, elektrik veya acil durum riskleri üretim tesislerinde de bulunabilir. Fabrikaları farklılaştıran unsur, bunlara aynı anda hareketli makine parçaları, malzeme taşıma araçları, üretim prosesleri, enerji kaynakları ve sektöre özgü maruziyetlerin eklenmesidir.
Bu nedenle fabrikalarda İSG yönetimi yalnızca genel kontrol listeleri üzerinden yürütülemez. Riskler üretim hattı, bölüm ve yapılan işe göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Örneğin aynı tesis içerisinde;
| Alan | Öne Çıkan Riskler |
|---|---|
| Üretim hattı | Hareketli parçalar, sıkışma, kesilme, ezilme, beklenmeyen makine hareketi |
| Depo ve sevkiyat | Forklift trafiği, raf sistemleri, yük düşmesi, araç-yaya çarpışması |
| Bakım bölümü | Elektrik, mekanik enerji, sıcak çalışma, bakım sırasında makine devreye girmesi |
| Kimyasal alanlar | Solunum ve cilt maruziyeti, dökülme, yangın, uyumsuz kimyasalların birlikte depolanması |
| Kazan ve teknik hacimler | Basınç, sıcak yüzeyler, gaz, elektrik ve yangın |
| Kaynak ve metal işleri | Kaynak dumanı, UV ışını, sıcak metal, yangın ve göz yaralanmaları |
| Paketleme | Tekrarlayan hareketler, ergonomi, kesici ekipmanlar, konveyör sistemleri |
| Açık saha | Araç trafiği, yükleme-boşaltma, hava koşulları ve yaya güvenliği |
Dolayısıyla “fabrika risk analizi” yalnızca tesisin genelini inceleyen tek bir kontrol turundan ibaret olmamalıdır. Üretim prosesinin başlangıcından ürünün depolanmasına ve sevkiyatına kadar bütün iş akışı değerlendirilmelidir.
Fabrikalarda en sık yapılan hatalardan biri, bütün üretim işletmelerini doğrudan çok tehlikeli kabul etmektir.
İşyerinin tehlike sınıfı, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği kapsamında işyerinde yürütülen asıl işe karşılık gelen NACE koduna göre belirlenir. Aynı şekilde üretim yapan iki fabrikanın faaliyet konusu farklıysa tehlike sınıfları da farklı olabilir.
Bu ayrım önemlidir; çünkü tehlike sınıfı;
görevlendirilecek iş güvenliği uzmanının belge sınıfını,
uzman ve işyeri hekimi çalışma sürelerini,
çalışan eğitimlerinin kapsam ve tekrar sürelerini,
sağlık gözetiminin planlanmasını,
risk değerlendirmesi ve acil durum planının yenilenme sürelerini doğrudan etkiler.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan bir işyerinde A sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan bir işyerinde en az B sınıfı, az tehlikeli işyerinde ise en az C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi gerekir. Daha üst sınıftaki uzmanlar alt tehlike sınıflarında da görev yapabilir.
Bu nedenle İSG hizmeti veya fiyat teklifi hazırlanırken yalnızca “fabrikamızda 100 kişi çalışıyor” bilgisi yeterli değildir. NACE kodunun ve fiilen yapılan işin doğrulanması gerekir.
Her fabrikanın risk profili farklıdır. Bununla birlikte üretim tesislerinde bazı risk grupları özellikle ayrıntılı değerlendirilmelidir.
Döner parçalar, presler, kesici ekipmanlar, konveyörler, robotik sistemler ve otomatik üretim hatları ciddi yaralanmalara yol açabilecek enerji kaynakları içerir.
Makine güvenliğinde yalnızca koruyucu kapağın bulunması yeterli değildir. Şu unsurlar birlikte kontrol edilmelidir:
hareketli bölümlere erişim,
koruyucu ve sensörlerin çalışması,
acil durdurma sistemleri,
bakım ve temizlik prosedürleri,
yetkisiz müdahalenin engellenmesi,
enerji izolasyonu,
kullanım talimatları,
çalışanların makineye özgü eğitimi.
Özellikle bakım sırasında makinenin beklenmedik şekilde enerjilenmesi ağır kazalara yol açabileceğinden enerji kesme ve güvenli müdahale prosedürleri üretim tesislerinin kritik kontrol alanlarından biridir.
Forklift kullanılan fabrikalarda risk yalnızca aracı kullanan operatöre ait değildir. Yayalar, sevkiyat çalışanları, ziyaretçiler ve diğer araç sürücüleri aynı hareket alanını kullanıyorsa tesis içi trafik ayrıca planlanmalıdır.
Yaya ve araç yollarının ayrılması, kör noktaların kontrolü, hız sınırları, kavşaklar, yükleme alanları, park düzeni ve geri manevra riskleri saha denetimlerinde ayrı başlıklar olarak değerlendirilmelidir.
Üretimde kullanılan boya, çözücü, yapıştırıcı, temizleyici, asit, baz, yağ veya proses kimyasalları yalnızca doğrudan temas açısından değerlendirilmez.
Kimyasal risk yönetiminde;
kimyasal envanter,
güvenlik bilgi formları,
uygun depolama,
etiketleme,
havalandırma,
maruziyet,
dökülme ve sızıntı senaryoları,
yangın ve patlama özellikleri,
uygun kişisel koruyucu donanım birlikte incelenmelidir.
Yanıcı veya patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan tesislerde ayrıca patlayıcı ortam risklerinin değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda Patlamadan Korunma Dokümanı hazırlanması gerekir.
Üretim tesislerinde elektrik güvenliği yalnızca panoların kapağının kapalı olup olmadığıyla sınırlı değildir.
Elektrik panoları, makinelerin besleme sistemleri, kaçak akım koruması, topraklama, kablo güzergâhları, yetkisiz müdahaleler, geçici bağlantılar ve bakım faaliyetleri birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle üretimin sürekliliği gerekçesiyle geçici olarak yapılan elektrik uygulamalarının kalıcı hâle gelmesi önemli bir saha riskidir.
Vinç, caraskal, transpalet, forklift, yük platformu ve benzeri ekipmanlarda hem ekipmanın teknik güvenliği hem de yükün nasıl taşındığı önemlidir.
Taşıma kapasitesinin aşılması, uygunsuz sapan kullanımı, yük altında çalışan bulunması veya yetkisiz operatör kullanımı teknik olarak sağlam bir ekipmanı dahi ciddi risk kaynağı hâline getirebilir.
Üretim tesislerinde risk analizi hizmeti yalnızca mevcut tehlikelerin bir tabloya yazılması olarak görülmemelidir.
Etkili bir risk değerlendirmesi;
üretim prosesinin incelenmesi,
çalışma alanlarının bölümlere ayrılması,
makine ve ekipmanların belirlenmesi,
kullanılan kimyasalların değerlendirilmesi,
çalışanların yaptığı işlerin gözlemlenmesi,
geçmiş iş kazası ve ramak kala kayıtlarının incelenmesi,
ortam ölçümü ve sağlık gözetimi sonuçlarının değerlendirilmesi,
mevcut önlemlerin yeterliliğinin kontrol edilmesi,
ek kontrol tedbirlerinin belirlenmesi,
sorumlu kişi ve tamamlama tarihlerinin atanması üzerinden ilerlemelidir.
Buradaki kritik nokta, hazırlanan raporun saha yönetimine dönüşmesidir.
“Makine koruyucusu eksik” tespiti tek başına yeterli değildir. Hangi makinede eksiklik bulunduğu, risk seviyesi, alınacak tedbir, sorumlu birim ve hedef tamamlanma tarihi açık biçimde tanımlanmalıdır.
Fabrikadaki iş güvenliği uzmanının görevi yalnızca evrak hazırlamak veya belirli tarihlerde tesisi ziyaret etmek değildir.
İş güvenliği uzmanlığı hizmeti kapsamında uzman;
üretim alanlarını kontrol eder,
tehlikeleri ve uygunsuzlukları tespit eder,
alınması gereken önlemleri işverene bildirir,
risk değerlendirmesi çalışmalarına katılır,
çalışan eğitimlerini planlar,
acil durum çalışmalarına katkı sağlar,
iş kazası ve ramak kala olaylarını değerlendirir,
yıllık çalışma planını takip eder,
periyodik kontrol ve ölçüm takvimini izler,
düzeltici faaliyetlerin kapanışını kontrol eder.
Üretim tesislerinde özellikle uygunsuzluk takip sistemi önemlidir.
Bir riskin rapora yazılmış olması, ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. Uygunsuzluk için sorumlu belirlenmeli, kapanış tarihi atanmalı ve uygulanan tedbir saha üzerinde doğrulanmalıdır.
İş sağlığı ve güvenliğinin “sağlık” tarafı, üretim tesislerinde en az makine güvenliği kadar önemlidir.
Çalışanların maruz kaldığı;
gürültü,
toz,
kimyasallar,
titreşim,
sıcaklık,
ağır fiziksel çalışma,
tekrarlayan hareketler,
vardiyalı veya gece çalışma gibi etkenler sağlık gözetimi planında dikkate alınmalıdır.
İşyeri hekimliği hizmeti kapsamında işyeri hekimi, çalışanın yaptığı iş ile sağlık durumunu birlikte değerlendirir; işe giriş ve periyodik muayeneleri yürütür ve gerekli tetkikleri işyerindeki risklere göre belirler.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanlar, yapacakları işe uygun olduklarını gösteren sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
Periyodik muayene için mevzuatta belirtilen en geç süreler genel olarak;
az tehlikeli işyerlerinde beş yıl,
tehlikeli işyerlerinde üç yıl,
çok tehlikeli işyerlerinde bir yıl şeklindedir.
Ancak bunlar azami periyotlardır. Çalışanın kişisel özellikleri, yaptığı iş, maruziyetleri veya işyeri hekiminin değerlendirmesi nedeniyle kontroller daha kısa aralıklarla yapılabilir.
Çok çalışanlı ve vardiyalı fabrikalarda yüzlerce çalışanın farklı sağlık kuruluşlarına gönderilmesi ciddi zaman ve üretim kaybı yaratabilir.
Bu nedenle mobil sağlık hizmetleri üretim tesislerinde sağlık taramalarının işyerinde planlanmasını kolaylaştırır.
Risklere ve işyeri hekiminin değerlendirmesine göre;
odyometri,
solunum fonksiyon testi,
akciğer grafisi,
laboratuvar tetkikleri,
görme değerlendirmeleri,
gerekli diğer sağlık taramaları işyerinde organize edilebilir.
Ancak mobil sağlık taraması ile işyeri hekimliği aynı hizmet değildir. Tetkik sonuçlarının çalışanın yaptığı işle birlikte değerlendirilmesi ve sağlık gözetiminin işyeri hekimi tarafından yürütülmesi gerekir.
Hayır.
Diğer sağlık personeli (DSP) görevlendirmesi, bütün fabrikalar için otomatik bir zorunluluk değildir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında 10 veya daha fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirilir. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde ise ayrıca DSP görevlendirilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle DSP gerekliliği değerlendirilirken fabrikanın;
NACE kodu,
tehlike sınıfı,
çalışan sayısı,
işyeri hekimi görevlendirme durumu birlikte incelenmelidir.
Gerekli işletmeler için diğer sağlık personeli hizmeti işyeri hekimiyle koordineli biçimde planlanabilir.
Bazı riskler yalnızca gözlem yapılarak değerlendirilemez.
Bir bölümün “çok gürültülü”, “fazla tozlu” veya “çok sıcak” olduğunun düşünülmesi, çalışan maruziyetini belirlemek için yeterli değildir. Gerekli durumlarda uygun yöntemlerle ölçüm yapılması gerekir.
Üretim prosesine göre işyeri ortam ölçümleri kapsamında;
gürültü,
toz,
titreşim,
aydınlatma,
termal konfor,
uçucu organik bileşikler,
kimyasal maruziyetler değerlendirilebilir.
Ölçüm sonuçları yalnızca mevzuat kaydı oluşturmak için kullanılmamalıdır. Bu veriler; risk değerlendirmesi → teknik önlem → KKD seçimi → sağlık gözetimi zincirine aktarılmalıdır.
Örneğin yüksek gürültü tespit edildiğinde çözüm yalnızca kulak koruyucu dağıtmak değildir. Öncelikle gürültünün kaynağında azaltılması, makine izolasyonu, mühendislik önlemleri ve çalışma düzeni değerlendirilmelidir.
Üretim tesislerinde kullanılan iş ekipmanlarının güvenli durumda tutulması işverenin sorumluluğundadır. Mevzuat kapsamında periyodik kontrole tabi ekipmanların kontrolü, ilgili ekipman türü ve uygulanacak standart dikkate alınarak yetkili kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir.
Fabrikanın yapısına göre kontrol kapsamına;
kaldırma ve iletme ekipmanları,
vinç ve caraskallar,
forkliftler,
basınçlı kaplar,
kompresörler,
kazanlar,
elektrik tesisatı,
topraklama sistemleri,
yangın tesisatı,
havalandırma ve benzeri teknik sistemler girebilir.
Yöntem Akademi'nin periyodik muayene ve kontrol hizmetleri kapsamında işletmedeki ekipman envanteri incelenerek hangi ekipmanın hangi kontrol rejimine tabi olduğu belirlenebilir.
Burada “bütün ekipmanlar yılda bir kontrol edilir” gibi tek bir süre kabulü doğru değildir. Kontrol periyodu; ekipmanın türüne, ilgili yönetmelik hükümlerine, standartlara ve gerekli durumlarda üretici kriterlerine göre değerlendirilmelidir.
Üretim tesislerinde acil durum planı, yalnızca yangın çıkışlarını gösteren bir kroki değildir.
Fabrikanın faaliyetlerine göre senaryolar;
yangın,
patlama,
kimyasal dökülme veya sızıntı,
gaz kaçağı,
deprem,
ciddi yaralanma,
enerji sistemlerinden kaynaklanan olaylar,
tahliye gerektiren diğer durumlar üzerinden oluşturulmalıdır.
Acil durum planlaması kapsamında kaçış yolları, toplanma alanları, destek elemanları, tahliye düzeni, yangınla mücadele ve ilk yardım organizasyonu birbiriyle uyumlu planlanmalıdır.
Fabrikalarda özellikle vardiya sistemi dikkate alınmalıdır. Gündüz vardiyasında görevli olan bütün destek elemanlarının gece vardiyasında tesiste bulunmaması, kağıt üzerinde doğru görünen bir acil durum organizasyonunu uygulamada işlevsiz bırakabilir.
Bu nedenle planın gerçek çalışma düzenine göre test edilmesi gerekir.
Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturulması gerekir.
Üretim tesislerinde kurul; yalnızca mevzuat gereği toplantı yapılan bir yapı olarak görülmemelidir.
Etkili bir İSG kurulunda;
açık uygunsuzluklar,
meydana gelen kazalar,
ramak kala bildirimleri,
ortam ölçümü sonuçları,
periyodik kontrol bulguları,
eğitim ihtiyaçları,
sağlık gözetiminden çıkan işyeri düzeyindeki değerlendirmeler,
yaklaşan bakım ve yatırım çalışmaları gündeme alınarak somut kararlar oluşturulmalıdır.
İSG kurulunun oluşturulması, üyeleri, toplantı düzeni ve karar kayıtları hakkında ayrıntılı bilgi için İSG Kurulu Nedir? Hangi Firmalarda Kurulmalıdır? rehberi incelenebilir.
Her fabrikanın doğrudan bir OSGB firmasından hizmet satın alması zorunlu değildir.
İşverenin zorunluluğu, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini mevzuata uygun şekilde sağlamaktır. İşveren gerekli niteliklere sahip çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirebilir; şartları karşılayan durumlarda hizmetin tamamını veya bir kısmını yetkili bir OSGB'den alabilir.
Bu ayrım önemlidir.
OSGB'den hizmet almak işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sahadaki riskleri belirleyip gerekli tedbirleri bildirir; önlemlerin uygulanması, gerekli kaynakların sağlanması ve güvenli çalışma düzeninin kurulması işverenin sorumluluğundadır.
Bununla birlikte üretim tesislerinde;
birden fazla İSG disiplinine ihtiyaç duyulması,
çalışan sayısının yüksek olması,
vardiyalı çalışma,
sağlık gözetiminin yoğunluğu,
teknik kontroller,
ölçümler,
eğitimler,
düzenli saha ziyaretleri gibi nedenlerle bütünleşik OSGB modeli operasyonel açıdan önemli avantaj sağlar.
Üretim tesisleri OSGB teklifi karşılaştırırken yalnızca aylık ücret veya uzman süresine bakmamalıdır.
Hizmet kapsamının açık şekilde belirtilmesi gerekir.
| Hizmet | Fabrikadaki Karşılığı |
|---|---|
| İş güvenliği uzmanı | Saha denetimi, uygunsuzluk takibi, risk yönetimi, eğitim ve dokümantasyon |
| İşyeri hekimi | İşe giriş ve periyodik muayene, sağlık gözetimi, mesleki maruziyetlerin takibi |
| DSP | Gerekli işletmelerde sağlık kayıtları ve hekimle koordineli sağlık gözetimi |
| Risk değerlendirmesi | Üretim prosesleri ve saha risklerinin sistematik değerlendirilmesi |
| Acil durum çalışmaları | Senaryo, ekip, tahliye, tatbikat ve aksiyon yönetimi |
| Ortam ölçümleri | Gürültü, toz, kimyasal, titreşim ve diğer maruziyetlerin ölçülmesi |
| Periyodik kontroller | İş ekipmanı ve tesisatların teknik güvenlik kontrolleri |
| Çalışan eğitimleri | Temel ve işe özgü risklere yönelik eğitimler |
| Raporlama | Açık uygunsuzluklar, sorumlular ve kapanış tarihlerinin takibi |
| İSG-KATİP | Profesyonel görevlendirmelerinin resmî kayıt ve onay süreci |
Bu yapı, fabrikanın ihtiyacı olmayan hizmetlerin standart bir paket içinde satılması yerine gerçek risklerine göre hizmet kapsamı oluşturulmasını sağlar.
Sağlıklı bir teklif oluşturulabilmesi için yalnızca çalışan sayısı yeterli değildir.
Fabrikanın İSG ihtiyacı belirlenirken en az şu bilgiler değerlendirilmelidir:
1. NACE kodu ve faaliyet alanı
Öncelikle işyerinin tehlike sınıfı doğrulanır.
2. Çalışan sayısı
Uzman, hekim ve gerekli durumlarda DSP hizmet sürelerinin hesaplanmasında kullanılır.
3. Vardiya düzeni
Üretimin tek vardiya, iki vardiya veya kesintisiz şekilde devam etmesi saha ve sağlık hizmetlerinin planını değiştirir.
4. Fabrikanın lokasyonu ve saha büyüklüğü
Tek bina ile çok bloklu veya geniş açık sahaya sahip tesislerin operasyonu aynı değildir.
5. Üretim prosesi
Makine yoğunluğu, kimyasal kullanım, sıcak işler, bakım faaliyetleri ve malzeme akışı değerlendirilir.
6. Mevcut İSG durumu
Risk değerlendirmesi, acil durum planı, eğitimler, sağlık muayeneleri, ortam ölçümleri ve periyodik kontrollerin güncelliği kontrol edilir.
7. Geçmiş kaza ve uygunsuzluk kayıtları
Tekrarlayan kazalar veya açık kritik riskler hizmet planındaki öncelikleri değiştirebilir.
Bu bilgiler alındıktan sonra aylık yasal görevlendirme süreleri ile fabrikanın fiilî saha ihtiyacı birlikte değerlendirilerek teklif hazırlanmalıdır.
Yöntem Akademi'den OSGB hizmeti için teklif talep edilirken çalışan sayısı, faaliyet alanı, işyeri lokasyonu, vardiya yapısı ve biliniyorsa NACE kodunun paylaşılması ilk değerlendirme için yeterlidir.
Yöntem Akademi'de üretim tesisleri için İSG hizmeti yalnızca uzman ve hekim görevlendirmesi üzerinden kurgulanmaz.
Hizmet modeli dört temel aşamada ilerler.
İşyerinin NACE kodu, tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve mevcut İSG görevlendirmeleri incelenir. Risk değerlendirmesi, acil durum planı, eğitim, sağlık, ölçüm ve periyodik kontrol kayıtlarının güncelliği kontrol edilir.
Amaç daha önce yapılmış geçerli çalışmaları tekrar hazırlamak değil, gerçek eksikleri belirlemektir.
Üretim alanı yerinde değerlendirilir. Kritik ve yüksek riskli uygunsuzluklar önceliklendirilerek işverene bildirilir.
Her bulgu için mümkün olduğunda; risk → alınacak önlem → sorumlu → hedef tarih → kapanış doğrulaması zinciri kurulur.
İş güvenliği uzmanının saha gözlemleri ile işyeri hekiminin sağlık gözetimi birbirinden kopuk yürütülmez.
Gerekli durumlarda mobil sağlık taramaları, işyeri ortam ölçümleri ve periyodik kontroller hizmet planına dahil edilerek aynı riskin teknik ve sağlık boyutları birlikte değerlendirilir.
İSG sistemi ilk raporun hazırlanmasıyla tamamlanmaz.
Yeni makine alınması, üretim hattının değişmesi, kullanılan kimyasalın değişmesi, çalışan sayısının artması, yeni vardiya açılması veya iş kazası yaşanması mevcut risk profilini değiştirebilir.
Bu nedenle saha denetimleri ve açık aksiyonların takibi sürekli yürütülür.
Üretim tesislerinde OSGB seçimini yalnızca fiyat üzerinden yapmak, hizmetin gerçek kapsamını gözden kaçırabilir.
Teklif değerlendirilirken şu soruların cevapları açık olmalıdır:
OSGB'nin Bakanlık yetkisi mevcut mu?
Görevlendirilecek uzman fabrikanın tehlike sınıfına uygun belgeye sahip mi?
Aylık uzman ve hekim süreleri açıkça gösteriliyor mu?
Saha ziyaretleri nasıl planlanıyor?
Uygunsuzlukların kapanışı takip ediliyor mu?
Risk değerlendirmesi ve acil durum planı teklif kapsamında mı?
Sağlık gözetimi nasıl organize ediliyor?
Gerekli tetkikler işyeri hekimi değerlendirmesine göre mi belirleniyor?
Ortam ölçümleri ve periyodik kontroller için ayrı ihtiyaç analizi yapılıyor mu?
Eğitimler fabrikanın gerçek risklerine göre mi hazırlanıyor?
İSG-KATİP görevlendirmeleri takip ediliyor mu?
Denetim öncesinde kayıt ve saha kontrolü yapılıyor mu?
İki teklif arasındaki fiyat farkını anlamanın en doğru yolu, yalnızca toplam bedeli değil hangi hizmetin hangi süre ve kapsamda sunulduğunu karşılaştırmaktır.
Etkili iş güvenliği sistemi, çalışanların yalnızca kurallara uymasını bekleyen bir yapı değildir.
Öncelikle tehlikenin kaynağında ortadan kaldırılması, mümkün değilse daha güvenli yöntem veya ekipman kullanılması, ardından mühendislik ve organizasyon tedbirlerinin uygulanması gerekir. Kişisel koruyucu donanımlar ise bu kontrol zincirinin tamamlayıcı parçasıdır.
Üretim tesislerinde sürdürülebilir İSG sistemi; doğru risk tespiti + uygun teknik önlem + sağlık gözetimi + çalışan katılımı + düzenli saha kontrolü + aksiyon takibi birlikte yürütüldüğünde oluşur.
Yöntem Akademi, fabrikaların yalnızca mevzuat dosyasını tamamlamayı değil, üretim sahasında uygulanabilir ve takip edilebilir bir iş sağlığı ve güvenliği sistemi oluşturmayı hedefler.
Fabrikanızın çalışan sayısı, NACE kodu, faaliyet alanı, vardiya düzeni ve mevcut İSG durumuna göre gerekli uzman, hekim, sağlık, ölçüm ve kontrol ihtiyaçlarını belirlemek için Yöntem Akademi'den işletmenize özel OSGB hizmet planı talep edebilirsiniz.
Fabrikalarda iş güvenliği; üretim sırasında ortaya çıkan makine, kimyasal, elektrik, malzeme taşıma, ergonomi, yangın, patlama ve diğer mesleki risklerin belirlenmesi ve kontrol altına alınmasını sağlayan sistematik İSG çalışmalarının bütünüdür. Risk değerlendirmesi, saha denetimleri, çalışan eğitimleri, sağlık gözetimi, ortam ölçümleri ve ekipman kontrolleri bu sistemin temel parçalarıdır.
Hayır. Fabrikanın tehlike sınıfı yalnızca “fabrika” veya “üretim tesisi” olmasına göre belirlenmez. İşyerinde yürütülen asıl faaliyete karşılık gelen NACE kodu esas alınır. Bu nedenle üretim tesisleri faaliyetlerine göre az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta bulunabilir.
Her fabrikanın doğrudan OSGB'den hizmet satın alması zorunlu değildir. İşveren, gerekli İSG profesyonellerini mevzuatta belirtilen yöntemlerden biriyle görevlendirmek zorundadır. Gerekli nitelikte çalışan bulunmaması veya hizmetin dışarıdan yürütülmesinin tercih edilmesi durumunda yetkili OSGB'den hizmet alınabilir.
Uzman sınıfı işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenir. Çok tehlikeli işyerlerinde A sınıfı, tehlikeli işyerlerinde en az B sınıfı, az tehlikeli işyerlerinde ise en az C sınıfı iş güvenliği uzmanı görev yapabilir.
Çalışma süresi fabrikanın tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre mevzuatta belirtilen kişi başı süreler üzerinden hesaplanır. Bu nedenle yalnızca “fabrika” bilgisine bakılarak sabit bir aylık süre verilemez. Öncelikle NACE kodu, tehlike sınıfı ve güncel çalışan sayısı belirlenmelidir.
Tüm fabrikalarda zorunlu değildir. On veya daha fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde DSP görevlendirmesi gerekir. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde ayrıca DSP görevlendirilmesi zorunlu değildir.
Ölçüm ihtiyacı üretim prosesi ve risk değerlendirmesine göre belirlenir. Gürültü, toz, titreşim, aydınlatma, termal konfor, kimyasal maddeler ve uçucu organik bileşikler üretim tesislerinde değerlendirilebilecek başlıca maruziyetlerdir. Her fabrikada bütün ölçümlerin aynı şekilde yapılması gerekmez.
Sağlık tetkikleri standart bir paket olarak değil, çalışanın yaptığı iş ve maruz kaldığı riskler dikkate alınarak işyeri hekimi tarafından belirlenmelidir. Gürültülü ortamda çalışan için odyometri, solunum risklerinin bulunduğu işlerde ise ilgili solunum değerlendirmeleri gerekli görülebilir.
OSGB hizmet fiyatı; çalışan sayısı, tehlike sınıfı, uzman ve hekim çalışma süreleri, vardiya düzeni, lokasyon, üretim faaliyetleri, saha ziyaret sıklığı ve ek hizmet ihtiyaçlarına göre belirlenir. Sağlıklı fiyat karşılaştırması yapabilmek için tekliflerde hizmet kapsamı ve sürelerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Hayır. İSG profesyonelleri riskleri belirler, işverene rehberlik eder ve alınması gereken tedbirleri bildirir. Gerekli önlemleri uygulamak, kaynakları sağlamak ve işyerinde güvenli çalışma şartlarını oluşturmak işverenin sorumluluğundadır.